Gezilerimiz, İngiltere

Liverpool ‘da gezilecek yerler

Royal Liver Building

Liverpool sıradan bir İngiliz kenti gibi görünse de Manchester’dan çok daha sıcak bir yer. Kısa sürede gezilebilecek meşhur caddelerinde (Bold st, Wood st) restoranlar ve dükkanlar var. Liverpool, Beatles story, Tate Liverpool gibi müzelerin bulunduğu Albert Dock denen liman bölgesi, devasa büyüklükte farklı mimari yapılarda iki katedrali, Chinatown’u ve futbol kulüpleriyle tanınan bir şehirdir. 2008 kültür başkentidir.

Liverpool’a gidiş

Liverpool yolculuğumda bana Hong Konglu Amerika’da yaşayan arkadaşım Irene eşlik etti. Büyük şehirlerden Liverpool ’a gelmek oldukça kolay. Tren, Megabus ve uçak seçenekleri var. Biz konakladığımız Manchester’da merkez durak Piccadilly’den günübirlik Liverpool ziyareti için 45-50 dakika süren tren yolculuğu ile Lime Street tren istasyonuna vardık. 13 poundluk gidiş dönüş-biletini telefon uygulaması olan Trainline üzerinden aldık.

St. Georges Hall

St. Georges Hall

Tren İstasyonu’ndan çıktıktan sonra ilk karşımıza çıkan yer, 1854 yılında yapımı tamamlanan St. George’s Hall oldu. Hukuk ve ceza mahkemesi ve müzik festivalleri düzenlemek amacıyla yapılan görkemli bina günümüzde de sergiler, turlar, kurumsal etkinlikler ve düğünler için kiralanabilen bir yer olarak kullanılıyor. Giriş ücretsiz. Burdan William Brown Street’e doğru devam ettiğimizde karşımıza Walker Art Gallery, Central Library ve World Museum Liverpool çıktı.

liverpool central library

Liverpool Central Library

Central Library

Central Library’nin girişinde ünlü yazarların ve kitapların, kahramanların adları var. İçini ise mutlaka görmelisiniz. Çocuklar için olan bölüm ve kütüphaneciliğe getirilen online düzenlemelerle örnek bir kütüphane. Kütüphanenin hemen yanında World Museum Liverpool var, giriş ücretsiz. Bu müze burdaki en eski müzeymiş (1853).

World Museum Liverpool dinasors

World Museum Liverpool dinasors

World Museum Liverpool

Her katta doğal tarih, bilim ve teknoloji temasıyla başka bir konsept var. İlk katında, çeşitli deniz canlıları hakkında bilgilerin olduğu akvaryum bölümü, üstünde eski medeniyetlere ait eserler ve bilgilerin yer aldığı bölüm ve onun üstünde dinozorlar ile ilgili bölüm ve en üstte ise füzeler, teleskoplar ve uzay ile ilgili bölüm yer alıyor. En ilgi çekici kısmı bize göre Mısır kültürü ve mumyalar bölümüydü. İngilizler nerdeyse tüm mumyaları toplayıp getirmişler ülkelerine. Hatta papirüs kağıdında ölüler kitabını bile görebilirsiniz. Osiris rahibinin tahta heykeli de bana göre en heyecan verici şeylerden biriydi.

World Museum Liverpool w irene

Müzeyi gezdikten sonra Dale Street boyunca limana doğru yürüdük.. Yol üzerinde Liverpool belediye başkanının resmi konutunun yer aldığı Liverpool Town Hall var. Yolun devamında Waterfront bölgesi geliyor. Royal Liver Building UNESCO Dünya Mirası alanı Pier Head bölgesindeki yanyana duran üç güzel binadan biridir. Diğerleri ise Cunard Building ve Port of Liverpool Building. Şehrin simgesi olan Liver kuşunu bu binaların üzerinde görüyoruz. Binaların hemen önünde de The Beatles grubunun heykelini görüyor, herkes gibi pozumuzu veriyoruz.

Kıyıdan devam ettiğimizde modern yapısıyla Museum of Liverpool ’u görüyoruz. Giriş ücretsiz olan müzeye vakit darlığından giremedik. Burada, şehrin tarihini anlatan bölüm, fayton, lokomotif, dünya savaşlarından kalma giyecekler ve bazı silahlar var. Daha üst katlarda ise The Beatles ve futbol ile ilgili bölümler yer alıyor.

Beatles’in memleketi

the beatles

The Beatles

Beatles’ın doğduğu şehir olan Liverpool ’un her yeri müzik ve tarihle dolu.The Beatles Story ‘yi (Albert Dock içinde) gezebilmek için 16 pound ödemek gerekiyor. Beatles’ı seviyorum ama bu giriş ücreti bana çok yüksek geldi. Çoğunlukla Beatles’ın tarihçesinin panolara basılmış halleri, bir kaç enstrüman ve kişisel eşya bulunuyor. Girmemeyi tercih ettim. 09:00 ile 19:00 arası açık olan müzede bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafe ve Beatles konseptli hediyelik eşya alabileceğiniz bir mağaza da bulunuyor. Duvarlarda fotoğraflar ve çeşitli hediyelik eşyalarla Beatles’ı yaşamak için oraya uğramanız iyi olabilir. Ayrıca Liverpool’daki havalimanına John Lennon adını vererek yaşatan şehirdir.

the beatles story liverpool

Gerçek Beatles hayranlarına

Eğer gerçek bir Beatles hayranıysanız deniz kenarındaki The Beatles heykelinden sonra Stanley Street’de Elanor Rigby heykelini, sonra Strawberry Fields’deki Penny Lane heykelini, Matthew street’de The Beatles’ın sahne aldığı Cavern Club‘ı (giriş ücreti 2 pound) ve John Lennon heykelini görebilirsiniz. Cavern Club’da bar ortamında bira içip canlı Beatles müziklerini dinleyebilirsiniz. Casbah Coffee Club ‘ı mutlaka ziyaret edin. John Lennon’nın çocukluğunu geçirdiği bugün müze olan evi, Paul Mccartney ve George Harrison‘un çocukluklarını geçirdikleri evleri de ziyaret listenize ekleyebilirsiniz.

Bir liman kenti

albert dock marina

Albert Dock Marina

Liverpool, 18. yüzyılda İngiltere’nin kolonileriyle ilişkisini kurduğu en önemli liman şehirlerinden biridir. Mersey Nehri civarında İngiltere’nin şuan altıncı büyük limanı. Sanayi Devrimi’nin başladığı yerdir. Zamanında İstanbul’a giden ticaret ve yolcu gemileri Liverpool Limanı’ndan kalkarmış.

Şehir II. Dünya Savaşı’ndan sonra bir türlü eski günlerine dönememiştir. Şehrin eski kalmasının nedenlerinden biri, savaşta çok bombalanmamış olmasıdır. Bu sayede eski imparatorluğun izleri Manchester’a göre daha fazladır. Zamanla şehrin fakirleşmesiyle, bu tarihi görüntü biraz bakımsızlığa bürünmüş. Devlet tarafından şehri canlandırmak için çarşı bu yapıların ortasına kurulmuş.

the bombed church in liverpool

The Bombed Church in Liverpool

Deniz aşırı İngiliz İmparatorluğu’nun dünyaya hükmettiği günlerden kalan ticaret burjuvazisi malikaneleri ve yıkık dökük işçi sınıfı mahalleleri zıtlıklar içinde var olur. Şu günlerde bu malikanelerin çoğu otellere dönüştürülmüş. Bilirsiniz Türkiye’nin uyanık tüccarları Kayserililerdir. İşte Liverpoollular da Britanya’nın hırsızı olarak bilinirlermiş.

Kültür üzerine

“Scouse” denilen bir aksan konuşuluyor bu bölgede. İngilizce bilen biri olduğumu sanıyorum ama onları genellikle anlayamıyorum. Bence Londra’dan ya da İrlanda’dan gelen biri de bu ağır yöresel aksanı anlamakta güçlük çekiyor. Büyük ihracat limanı kapatılmadan önce nüfusu şimdikinden daha yüksekmiş sonra binlerce işçi işsiz kalmış. İşçiler uzun süre direniş göstermişler. Dolayısıyla bu bölgede işçi sınıfı kültürünün etkisini hissedebilirsiniz. Sokaklarında dolaşırken gözlem yapın. İrlanda kökenli insanların nüfusu da oldukça yüksektir.

Tarihi marina Albert Dock

albert dock liverpool

Albert Dock Liverpool

Liverpool’un en önemli tarihi dokusunu oluşturduğundan ilk görülmesi gereken yer, liman kısmıdır. Mersey Nehri’nin altından şehrin iki yakasını bağlayan iki tüp geçit geçer. Albert Dock avlu şeklinde tasarlanmış bir marinadır. Liverpool’un en sofistike alanlarından biri. Burada eskiden depo, ambar olarak kullanılan binalar (“warehouse” deniyor) restorantlara, otellere, galeri ve müzelere çevrilmiş. Bu müzelerden en iyisi Merseyside Maritime Museum (denizcilik müzesi), mutlaka ziyaret edin. Burada Liverpool Limanı’nın ticari ve sosyal tarihini anlatan çok çeşitli objeler var. Titanik’in batış hikayesini detaylı şekilde inceleyebilirsiniz. Müzeye giriş ücretsiz. International Slavery Museum zamanında köle ticaretinin önemli merkezlerinden olan şehrin, kendi geçmişiyle yüzleştiği Uluslararası Kölelik Müzesi. Maritime Museum’un içinde yer alır ve girişi ücretsizdir.

Albert Dock’ta ne yapılır?

Albert Dock günün her anı için keyifli bir yer. Hediyelik eşya almak için de doğru adrestir. Marinada öğlen atıştırmalığı olarak geleneksel İngiliz yemeği olan fish&chips yiyoruz. İki kişi için bir tane söylemek sanırım en iyisi, çünkü porsiyonlar büyük ve yağlı. Önünde Yellow Duckmarine diye buradan başlayan bir tur otobüsü var, önce şehirde tur atıyor, sonra Mersey Nehri’ne girerek gezinin kalanında su uzerinde gidiyor, yüzüyor. Eğer yeterli kalabalık yakalanırsa bu deneyimi yaşamak keyifli olur. Ben ordayken maalesef sefer yoktu.

Liverpool’da müzeler

Liverpool müzecilik anlamında çok gelişmiş bir şehir. International slavery museum (köle müzesi), Liverpool müzesi, Tate Liverpool, Maritime museum (denizcilik müzesi), Empire theatre, Central library (merkez kütüphane), Albert Dock (marina), The Beatles Story, Pier Head, Fact ve The Bluecoat gibi yerlerin içindeki sergi, müze ve sanat galerisi sayısının haddi hesabı yok.

the wheel of liverpool

İngiltere şehirlerinin olmazsa olmazı olan devasa dönme dolaplardan biri de The Wheel of Liverpool. The Wheel of Liverpool Albert Dock’un yanında,  Mersey Nehri’nin hemen kıyısında yer alıyor. Şehri bir dönme dolaptan görmek için kişi başı 10 pound ödemek gerekiyor.

Kuş simgesi

liverpool bird

Liverpool Bird

Liverpool, Welsh dilinde iki ırmağın karıştığı göl anlamına gelen “llyvrpwl” kelimesinden türemiş. İsminde geçen “liver” ın balıkçıla benzer mistik bir kuş olduğu söyleniyor. Şehrin her yerinde simge olarak karşımıza çıktı liver kuşu. Binaların tepesinde heykellerini gördük.

Katedraller

liverpool katedrali

Liverpool Katedrali

Liverpool iki büyük katedrale sahip.Metropolitan Katedrali ile İngiltere’nin en büyük, dünyanın 5. büyük katedrali olan dünyanın en ağır çanlarına sahip Anglican (Liverpool) Katedrali birbirlerine karşı kurulmuş devasa binalar. Liverpool Katedrali dini mimari izler taşırken Metropolitan Katedrali modern bir yapı, herhangi bir bina gibi. Vaktiniz yoksa Metropolitan Katedrali’ni ziyaret edilecekler listesine almayabilirsiniz. Liverpool Katedrali her gün 8:00 ile 18:00 arası açık ve giriş ücretsiz. Yapımı 74 yıl sürüp 1978’de tamamlanmış. Katedralde ibadetin yanı sıra çeşitli sergiler, gala yemekleri ve konserler de düzenleniyormuş. Biz oradayken ilahilerin söylendiği ayine denk geldik.

liverpool chinatown gate

Liverpool Chinatown Gate

Liverpool Katedrali’nden aşağı doğru yürürken bir de Chinatown var, bu kapının Çin sınırları dışındaki en büyük kapılardan (gate) biri olduğu söyleniyor. Avrupa’da ilk kurulan Çin mahallesi de burda bulunuyor. Çin mahallesinde pek çok Çin restoranı ve marketi var.

Sıcaklık

Bu şehir soğuk. Mayıs ayına girerken yağmurluğunuzu almayı unutmayın. Güneşe de fazla kanmayın. Bulutların ağırlığıyla yağmur birden bastırabilir bu şehirde. İngilizlere bakmayın, onlar kar yağdığında bile akşamları askılı, mini elbiselerle ve sandalet gibi açık ayakkabılarla gezip insanın şaşırtıyorlar. Heran rüzgar var, iliklerinize kadar işliyor.

Anfield Futbol Stadı

14 pounda (öğrenci 8) 1 saatlik müze turuna katılarak, soyunma odalarına gitmek, kupaları görmek, tarihçeyi dinlemek ve bir sürü fotoğraf çekmek mümkün. Steven Gerrard’ın Liverpool takımı ve şehrinde tanrıdan farksız anıldığını görebilirsiniz.Eğer futbolu yakından takip ediyorsanız Anfield stadında maça gitmek şu hayatta yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri olacaktır. Çünkü Anfield‘ın atmosferi çok özeldir.

Gezilecek yerlerin çoğu Liverpool one adı verilen açık hava alışveriş merkezinin etrafına dağılmışlar. Yürüyerek her yeri gezebilirsiniz. Alışveriş için, uzun süre kalıyorsanız 1 saat uzakta Cheshire Oaks ‘da büyük bir açık hava outlet center var. Merkezden kalkan otobüslerle gidilebilir.

neon jamon

Neon Jamon

Restoranlar

Akşam yemeği için biz Trip advisor’da ön sıralarda yer alan ispanyol restoranı Neon Jamon’u tercih ettik, cumartesi için çok dolu olduğundan önden rezervasyon yaptık. Biraz modern bir İspanyol mutfağı versiyonu gibi geldi bana. Şehrin deniz ürünlerinde çok iyi olduğu söyleniyor. İspanyol restoranı yerine daha lokal lezzetler denenebilir.

Şehir gezimizi Neon Jamon’dan Lime Street tren istasyonu’ na yürüyerek sonlandırıyoruz. Güneşli bir sabahla başlayan gezimiz sağanak yağışla son buluyor. Manchester’a göre çok daha keyifli bir şehir, yolunuz oralara düşerse mutlaka bir gününüzü ayırın.

Bisiklet rotası öneri

Manchester’da Piccadilly’de Brompton marka bisikletleri telefon uygulaması ile rezerve edip teslim alabileceğiniz istasyonlar var. Eğer vaktiniz olur ise Manchester – Liverpool arasını Brompton bisikletle ya da bölgede kiralayacağınız herhangi bir bisikletle alabilirsiniz. Yaklaşık 60 km. Duruma göre rota uzatılabilir. Bisikleti şehir gezisine dahil ederek farklı bir yolculuk yapabilirsiniz. Bunun yanında Manchester ve Liverpool şehirleri meşhur ulusal parklar olan Peak District ve Lake District’e trenle bir-iki saat mesafede. Bölgeyi yürüyüş rotaları, bisiklet rotaları ya da tırmanış rotaları olarak keşfedebilir daha uzun süreler kalabilirsiniz.

700binkm hakkında daha çok bilgi almak için hakkımızda bölümünü ziyaret edebilirsiniz.

700binkm YouTube kanalımıza abone olun, gezilerimize ait kısa filmlerimizi kaçırmayın.